Londra’da Dil Kursu


Londra’ya gitme hayalim 4 yıldır vardı ve ben hep bunun için çabalamıştım. Gidebilmek için sadece uygun banka belgeleri ve yeterli eğitim seviyemin olması yeterli diye düşünüyordum.Sonra hevesle başka bir danışmalık şirketi aracılığıyla vize başvurusu yaptım.Planlarıma göre vizem açıklanır açıklandıktan bir hafta sonra Londra’daydım.Vize sonucumun açıklandığı gün yasadığım üzüntüyü hatırlamak bile istemiyorum.Vize başvurusunda durumum doğru açıklanmamış.Bunu; konsolosluk bana bir suru red nedeni sunduğu bir açıklama mektubu gönderdiğinde anladım ve gidemiyordum…

Vazgeçmem gerekiyor sanırım diye düşündüm.İmkansızlaşmıştı bir anda gidebilmem.İngiltere vizesi almak zordu bir de bir suru vize başvurusunun red edildiğini duymuştum ve ikinci kez başvuru yapıp olumlu cevap almam mucize olurdu su şartlarda.

Sonra tekrar şansımı denemeye karar verdim ve başka danışmanlık şirketleriyle görüştüm.Bazı şirketler benimle çalışmak istemedi bir reddim olduğu için,bazıları da eksik başvuru yapmışsın İngiltere Konsolosluğu bunları kabul etmez dedi ve vize almamın zor olduğunu söylediler.Kimse benim ne kadar istediğime ve şartlarımın vize için uygun olduğuna bakmıyordu,olayı sadece bir işmiş gibi algılıyorlardı.
Sonra Der Yurtdışı Eğitim’de Figen Hanım’la tanıştım.Durumumu anlatırken aşağı -yukarı aynı yorumları duyarım diye bekliyordum.Ama hiçte öyle olmadı.Ben anlatırken Figen Hanım’ın durumuma samimiyetle üzüldüğünü anlamıştım kolayca.Benim durumuma sadece bir iş gibi bakmadığı çok belliydi.Konuşmamı bitirip,onunun yorumlarına geldiğinde sıra durum tamamen değişti.Tam bir profesyonel…”Bu böyle yazılmalı,su şöyle yapılmalı” Konuşmasında bir olumsuzluk yok tamamen çözüm odaklıydı.Konuya hakimiyeti oldukça iyiydi, çözüm önerileri çok mantıklıydı.Ve ben ondan zor kelimesini hiç duymadım konuşma boyunca.İmkansız diye bir şeyin olmadığını söyledi ve ben kapıdan çıkarken tekrar umutlanmaya başladığımı fark ettim.Ben kararımı o an vermiştim.Başvurumu DER Yurtdışı Eğitim ile yapacaktım.Figen Hanım’la tanıştığım günkü ilginin aynısını ve daha fazlasını evraklarımı teslim ettiğim güne kadar gösterdi ve hala görüşüyoruz.

Evraklarımı hazırlama aşamasında bazen ben bu evrak böyle olsun dememe rağmen Figen Hanim daha detaylısını hazırlattırıyordu.Benden çok daha hassastı.Dosyam adim-adim o kadar titizlikle hazırlandı ki açıkta bir nokta yoktu.Konsolosluğun red nedenlerine karşı evraklarım gayet detaylı ve açıktı.Vize sonucumu Figen Hanım’a söylediğimde en az benim kadar sevinçliydi, gidiyordum Londra’ya.Bence çok önemli bir çizgi birlikte çalıştığın kişiyle samimiyetle-profesyonelce çalışma dengesini kurabilmek.

Londra’ya gelmek,yasamak,farklı kültürler görmek,dil öğrenmek, başka bir dünya….Hakikatten hayatımda yaşayabileceğim ender,güzel deneyimlerden.Büyüdüğümü hissediyorum ve ileride anı olacağını bilerek bir an’ı yasamak farklı bir duygu…

Hayalim gerçek oldu,buradayım;Londra’da,teşekkürler Figen Hanim…

Sadece 4 saatte, farklı bir dilin konuşulduğu,dünyanın her yerinden değişik insanların bulunduğu,küçük birleşik millerler gibi olan bir yere ulaşmak değişik bir duygu.Londra gelişmişlikle,tarihi mimarinin iç içe bulunduğu bir şehir.Kafanızı nereye cevirseniz farklı bir tasarım,yüzyıllar öncesinden yapılmış ve hala özenle korunan yapılar görebilirsiniz.Buraya geldikten sonra, insanin hayal dünyasının umduğumdan çok daha geniş olduğunu fark ettim.

Başlangıçta korkuyordum; bu kadar büyük bir şehre, metro sisteminin karmaşık yapısına alışamam diye ama yalnızca 1-2 hafta sonra alıştım.Sadece buraya adım atmak önemli, alışılıyor her şeye.
İlk geldiğimde neredeyse hiç konuşamıyordum ama burada çok alışkınlar yabancı ülke insanlarına, kimse size tuhaf bir şekilde bakmıyor, üstelik açıklamaya da çalışıyorlar.

Çevrede her şey,tüm yazılar İngilizce olduğu ve hayatınızı devam ettirmek zorunda olduğunuz için İngilizce otomatik olarak hayatınıza giriyor.Ama şöyle düşünülmesi de yanlış; gelip buranın havasını içinize çektiğinizde bir anda İngilizce konuşmaya başlamıyorsunuz.Beklenti meselesi ve sizin çabanıza bağlı.
Diğer ülkelerin insanlarıyla anlaşmaya çalışmak değişik bir duygu.Sizden tamamen farklılar; görüntüleri,kültürleri,yemekleri…..Ama arkadaşsınız, gerçekten değişik…

Yaşadığım yer gayet güvenli.Bir kız yurdunda kalıyorum;nerdeyse Londra’daki tek kız yurdu ;Rahibeler hizmet vermekte, hepsi de güler yüzlü insanlar.Sadece bir bireysiniz burada. İnancınızın,ülkenizin farklı olması önemli değil.Wimbledon’da yaşadığımdan çok sayıda park ve her yerde klasik İngiliz mimarisi görmek mümkün, değişik bir atmosfer.Değişik,güzel bir deneyim…

Okulum Centre of English Studies Wimbledon’da.Wimbledon oldukça güvenli ve elit bir kesim,genelde İngilizler yaşıyor,oldukça da hareketli,merkeze 30dk. uzaklıkta.Okulum diğer okullara göre en az Türk öğrencinin olduğu okullardan biri, küçük ama şirin.Ben ve arkadaşım var yalnızca Türk öğrenci olarak.Genelde Japon ve Koreli öğrenciler var birde İtalyanlar.Okulun aktiviteleri var isteyen katılabiliyor.Derse 1 günde 2 farklı hoca geliyor.9.30 dan 1 e kadar sürüyor dersler.Her hafta Cuma sınav var fakat kur sınavı değil.Hocalar karar veriyor sınıf değişikliğine.Diğer okullarla kıyaslama yapamıyorum doğal olarak ama sadece fark Türk öğrencinin çok olmaması.

Hayallerim varsa ve gerçekten istiyorsam doğru ve sağlam adımlar atmam gerektiğini öğrendim vize başvuru sürecimde.

Hacer Aslan, Centre of English Studies, Londra